© 2017 Tüm içerik ve hakları Dr.Kaplan Baha Temizgönül' e aittir.

Harbiye mahallesi, Mim Kemal Öke Caddesi, No:11/ 2 Nişantaşı

Şişli/ İSTANBUL

34367

+90530 780 1565

+90212 296 32 68 

  • YouTube Sosyal Simge
  • Instagram Social Icon
  • Facebook Basic Square

Diyet ve Psikoloji

  Fazla kilolarından kurtularak zayıflamak isteyen herkesin bunu öncelikle diyet ve egzersizle yapmalarını öneririz. En az 6 ay diyetisyen kontrolünde diyet yapmalarına rağmen zayıflayamayanlar ise vücut ağırlarına göre obezite cerrahisi adayı olabilirler. Diyetle zayıflamak elbette ki mümkün. Peki neden herkes diyetle zayıflayamıyor? Bilimsel araştırmalar, kişilerin belirli bir fazla kilo sınırının üzerine çıktıkları zaman diyet mekanizmasının yeterli çalışmadığını ortaya koydu.   Bu yüzden obezite sınırına ulaşmadan diyetisyenimizle görüşüp, zayıflamak için önleminizi çok geç kalmadan almanızı öneririz.

 Düzenli diyet ve egzersiz yapmaya çalışsa da kilo veremeyen kişiler olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Burada duygusal yeme davranışları ve yeme bozuklukları devreye giriyor. Bunun için psikoloğumuz ile yapacağınız görüşmeler zayıflama motivasyonunuzu uzun süre devam ettirmenizi sağlayarak, yeme davranışları üzerine alacağınız terapi ile zinde ve inceliğinizi korumanıza yardımcı olacak.

Mide Balonu

 Endoskopik mide balonu uygulaması diyet ile zayıflayamayan fazla kilolulara önerilir. Mide balonunu, diyetin koltuk değneği olarak düşünebiliriz. Endoskopi esnasında mideye yerleştirilen yaklaşık 500 cc hacmindeki silikon balon, mide hacmini azaltarak diyet uyumunu kolaylaştırır. Kullanılan balonun türüne göre yaklaşık 6 ay ile 1 yıl midede kalır, bu süreçte diyet desteği kişi vücut ağırlığına göre 10-20 kilo verebilmektedir. Süreç sonunda tekrar endoskopi ile mide kontrol edilir ve mide balonu çıkartılır. 

 Mide balonu uygulaması, anestezi eşliğinde yaklaşık 15 dakika sürmekte. İşlem sonrası yaklaşık 1 saat hastane istirahatinde sonra ev istirahatine geçilmektedir. Hastalarımız midede bir doluluk hissi olduğunu, buna alışmanın da yaklaşık olarak 3 gün sürdüğünü ifade etmekteler.

 Mide balonu uygulaması ameliyatsız zayıflama yöntemidir.

Kimler Ameliyat ile, Kimler Ameliyatsız Yöntemlerle Zayıflamalı

 Diyet ve egzersize rağmen zayıflayamayan aşırı kilolular obezite cerrahisi adayı olurlar. Aday kelimesini bilinçli bir şekilde kullanıyoruz çünkü obezite cerrahisi herkes için değildir.

 Doktorunuz tarafından birçok değişken göz önünden bulundurularak ameliyat olup olamayacağınız değerlendirilir. Bunlar; boy, kilo, vücut kitle indeksi, yağ oranı, kas kitlesi, bel çevresi, yandaş hastalıklar, kullanılan ilaçlar, psikolojik durum, kalp ve akciğerin yeterli fonksiyonu görüp göremediği gibi değişkenlerin değerlendirilmesidir. Bu değerlendirme sonucu bir karara varılır.

 Genel olarak kabul görmüş obezite cerrahisi tanı kriterleri şunlardır.

 Vücut kitle indeksinin ≥ 40 olması, yada ideal kilodan 45 kilo ve daha fazlasının olması.

 Vücut kitle indeksinin ≥ 35 olması ve ek olarak obezitenin yol açtığı şeker hastalığı, yüksek tansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, kireçlenme, kolesterol yüksekliği, sindirim sistemi problemleri ve kalp hastalıkları gibi diğer hastalıkların bulunması.

  Zayıflama yöntemlerinin belirli bir müddet uygulanmasına rağmen sağlıklı bir şekilde kilo verilememiş olması.

 Son yıllarda obezite cerrahisinin hastalar üzerine olan olumlu etkileri ve sonuçlar değerlendirilerek vücut kitle indeksi 30- 35 olanlara da obezite cerrahisi önerilmeye başlanmıştır.

Mide Küçültme Ameliyatı

  Mide küçültme/ Tüp mide/ Sleeve gastrektomi ameliyatı aynı ameliyatın benzer adlarıdır. Ameliyat mide hacmini yaklaşık %80 oranında küçülterek daha az yiyerek erken doygunluk sağlamaktadır. Mide küçültme ameliyatının bir başka olumlu etkisi de, midenin açlık hormonu salgılayan kısmı da ameliyatta çıktığı için, ameliyat sonrası yaklaşık 6 aylık dönemde açlık duygusu ortadan kalkmaktadır. Böylelikle hastalar az yiyip, acıkmayarak hızla ideal kilolarına kavuşmaktalar. Bu dönem hızlı kilo verme dönemi olduğu için mutlaka doktor, diyetisyen ve gerekirse psikolog takibi geçirilmesi gereken bir süreçtir. Hastalar bu dönemde kabaca ilk ay yaklaşık 15-20, ikinci ay 10-15, üçüncü ay 6-8, dördüncü ay 3-4, 5. ayda ise 2-3 kilo ve 6. ayda da 1-2 kilo vermektedirler. Verilen kilo miktarı hastanın ameliyat öncesi kilosuna göre değiştmektedir. Aşırı kilolu olanlar daha fazla kilo vermekteler fakat herkes 6. ayda ideal kiloya ulaşarak kilo verme döneminin bittiğini görmekte. 

Mide Baypası ve Revizyon Ameliyatları

 Mide baypasları bir çok farklı şekilde yapılmaktadır. Dünyada sıklıkla uygulanan mini gastrik baypas (Omega baypas) ameliyatı bunların en masum olanıdır. Gastrik Baypas ameliyatlarında gıda sindiriminin doğal gidiş yolu değiştirilir. Gıda normalde geçtiği ince barsağın ilk kısmından geçmeden ince barsağın son kısımlarından geçer hale gelir. Yani ince barsağın ilk iki metrelik kısımları pas geçilmiş olur. Böylelikle gıdanın içerdiği kalorinin yaklaşık yarısı sindirilmeden atılır. 

 Mide baypasları sonrası kilo kaybı mide küçültme ameliyatlarına göre daha fazladır fakat mineral ve vitamin eksiklikleri görülebilmektedir. Bu yüzden mide baypaslarının ileri yaş grubunda, bünyesi uzun süre şeker ve tansiyon gibi obeziteye bağlı ek hastalıklardan yıpranmış hastalara saklanması gerektiği konusunda görüş birliği sağlanmıştır. Dünya çapında kabül edilen görüş obezite cerrahisinin mümkün olan en masum ve en geri dönüşü mümkün yöntemlerden (Mide küçültme gibi) başlaması gerektiğidir.

 Obezite cerrahisi sonrası tekrar kilo alınır mı? diye soranlarla sıkça karşılaşıyoruz. İnsanlar genellikle mide küçültme ameliyatı sonrası kilo alımında, mide hacminin büyüdüğünü ve daha fazla yiyebildikleri için kilo aldıklarını düşünmekteler. Bu tamamen doğru değil. Sıkça tekrarladığımız gibi obezite cerrahisi bir ekip işidir. Mide küçültme ameliyatı sonrası açlık hissi yaklaşık 6. ayda geri gelmekte ve mide küçültme ameliyatı olanlar beslenme düzenlerini bozabilmekteler. Mide küçültme ameliyatı sonrası kilo alımını engellemek mide küçültme ameliyatı sonrası diyetisyen ve psikolog desteği ile mümkün. Obezite cerrahınız sizi ameliyat sonrası spora yönlendirerek bu kilo alımını engellemeye yardımcı olacaktır. Böylece dünya genelinde kabul gören obezite cerrahisi sonrası %20 civarında olan revizyon ameliyatı ihtiyacını obezite cerrahisi sonrası destek ekibimizle daha da azaltıyoruz.

 Obezite cerrahisi sonrası yeniden kilo alan kişilere ise obezite cerrahisi sonrası revizyon dediğimiz ikinci ameliyatları da kliniğimiz bünyesinde gerçekleştirmekteyiz.

 SADI-S (Duodenal Switch)

 Mide baypasları gibi gıda emilimini azaltan ameliyatlardandır. Barsak değiştirme ameliyatı olarak da anılmaktadır. SADI-S (Duodenal switch) ameliyatı mide küçültme ile başlar. İnce barsakların yarısından fazlası pas geçilir ve  gıda emilimi azaltılır. Şeker hastalığına ve kilo verdirmeye olan etkisi diğer ameliyatlardan daha fazladır. SADI-S ameliyatında gıda emilimini ciddi olarak azaldığı için hastalarda vitamin eksiklikleri ve ishal benzeri durumlar görülebilir. Her obezite cerrahisi ameliyatından sonra olduğu gibi bu ameliyattan da sonra sık doktor ve diyetisyen kontrolü elzemdir. Daha önce de belirttiğimiz gibi ilk seçenek olmaması gereklidir. Biz mümkün olduğunca diyet ve egzersizle zayıflamanın denenmesini tavsiye etmekteyiz.

Şeker Hastalığı Ameliyatları (Transit Bipartisyon)

 Şeker hastalığı ameliyatları son dönemde popülerlik kazanmıştır. Bu ameliyatların da şeker hastalığına olan etkisi SADI-S (Duodenal switch) gibi diğer ameliyatlara göre daha fazladır. Transit bipartisyon (Şeker hastalığı ameliyatı) mide küçültme ameliyatı ile başlar. Sonrasında mide çıkışına ince barsağın son kısmı birleştirilir. Diğer mide baypaslarından farkı gıdanın bir kısmının ince barsağın ilk kısımlarında geçmesine müsade etmesidir. Ameliyatın son safhasında her ilk ve son ince barsak kısımları kendi aralarında birleştirilirler. Böylelikle gıda emilim bozuklukları önlenmiş olur. 

 SADI-S (Duodenal switch) ve transit bipartisyonda (Şeker hastalığı ameliyatı) uzun dönemde vitamin ve element bozuklukları görülebileceği için sıkı doktor ve diyetisyen takibi gerekmektedir. Birçok noktadan gıdanın normal gidiş yoluna müdahale edildiği için obezite cerrahisinde ilk seçenek olmamalıdır. Sadece obezitenin getirdiği şeker hastalığından bünyesi çok yıpranmış ve ivedi olarak bundan kurtulması gereken hastalara saklanmalıdır.