© 2017 Tüm içerik ve hakları Dr.Kaplan Baha Temizgönül' e aittir.

Harbiye mahallesi, Mim Kemal Öke Caddesi, No:11/ 2 Nişantaşı

Şişli/ İSTANBUL

34367

+90530 780 1565

+90212 296 32 68 

  • YouTube Sosyal Simge
  • Instagram Social Icon
  • Facebook Basic Square

Obezite Tedavisi

Obez miyim?  Riskli Grupta mıyım?

 Obezitenin derecesini belirlemek için Vücut Kitle İndeksi (VKİ) kullanılır. VKİ, bireyin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m) karesine (VKİ=kg/m2) bölünmesiyle elde edilir. VKİ’ye göre zayıflık, fazla kiloluluk ve obezite sınırlandırılması vardır. Vücut kitle indeksiniz 25.99’un üstünde çıktıysa bu size uyarıcı bir sinyaldir, yani fazla kilolu gruba girdiniz demektir. 30’u bulan vücut kitle indeksi ise aşırı kilolu yani obez gruptasınız demektir.

 Bu sınıflandırma kas kitlesi fazla olan kişilerde (Vücut geliştirmecilerde ve profesyonel sporcularda) çok geçerli değildir. Bu hesaplamanın önemi sağlık sorunları açısından risk gruplarını belirleyerek, tedavi çözümleri konusunda akılcı çözümler sunulmasına yardımcı olmasıdır.

Obezite Nedenleri

 Obezitenin en önemli nedenlerinden başlıcaları, sağlıksız beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliğidir. Aldığınız kalori ve harcadığınız enerji arasındaki denge sizin kilonuzu belirlemektedir. Eğer yaktığınız kalori miktarından fazla kalori alıyorsanız kilo almaya başlarsınız. Bunların yanında yanlış beslenme alışkanlıkları da önemli nedenler arasında. Hazır gıda tüketimi, çok yağlı, çok şekerli, çok tuzlu gıda tüketimi, tek tip beslenme, öğün atlama gibi yapılan yanlışlar obeziteye davetiye çıkarıyor. Yapılan çalışmalar genetik faktörlerin de göz ardı edilemez oranda olduğunu gösteriyor.

 Aile de obez yakınları olan kişilerin genetik olarak bu hastalığa yakalanma riskleri yüksektir. Özellikle annelerin obez olması, çocukların obezite riskini belirgin olarak artırmaktadır. Tüm bunlara ek olarak kullanılan ilaçlar, psikolojik faktörler, hastalıklar kişilerin kilo alımında etken olabilir. Obezite zamanında tedbir alınması ile önlenebilen bir hastalıktır. Obezitenin beraberinde getirdiği sağlık sorunları da zayıflamakla ortadan kaybolabilmektedir. Öncelikle diyet ve egzersiz ile zayıflamanızı tercih ederiz. Bunun için sizlere diyetisyen desteği sunmaktayız.

 Duygusal Açlık ve Aşırı Yeme

 Duygusal yeme davranışı ve bununla ilgili kilo alımı psikolojik bir problemdir. Kliniğimizde obez olmayan fakat kilo kontrolünde zorlanan kişilere de psikolojik destek ve terapiler yapmaktayız.

 Neredeyse tüm tıbbi müdahalelerin öncesinde ve sonrasında psikolojik olarak etkilenilmesi ve psikolojik destek ihtiyacı hissedilmesi normaldir. Obezite cerrahisi sonrasında ise bu ihtiyaç daha çok hissedilmektedir.

Bunun sebebleri arasında mide küçültme ameliyatları sonrasında alınan kalori miktarının ameliyat öncesinde alınan miktara göre azalması, duygusal tatminsizlik, çeşitli travmalar ve yeniden kilo alma kaygısı gibi etkenler yer alır. Bunun için obezite cerrahisi ekibinde psikolog bulunması elzemdir. Böylece hastanın ameliyat öncesi ve sonrası kaygıları azalır ve konforu artar.

Obezite cerrahisinden sonraki ilk bir ay hızlı kilo verme süreci olduğu için özellikle önemlidir. Bu sebeple yeni düzene uyum sağlamak ve obeziteye neden olan duygusal tatminsizliği ortadan kaldırmak için bir uzmandan psikolojik destek alınması oldukça gerekli ve önemlidir. Bu yüzden obezite cerrahisi bir ekip işidir. Zayıflama yolculuğunun her adımı, yeni hayatınıza uyum adına değişiklikler içermektir. Obezite cerrahisi ekibimizin görevi bu yolculuğun her adımında sizleri desteklemek ve yanınızda olmaktır.

İncelmek için ne yapmalı? 

 Burada ilk tercihlin diyet ve egzersiz olmasını öneririz. Diyet ve egzersize rağmen kilo vermem durdu yada verdiğim kilodan daha fazlasını geri aldım diyenlerde ise ameliyatsız zayıflama yöntemlerinden mide balonu bir çözüm olabilir. Mide balonu obez kişilerde ( VKİ> 30) önerilir. Örneğin boyu 165 cm, kilosu 82 olan kişilere uygulanabilir. Balon ile zayıflamak isteyen ve  VKİ< 30 olanların diyetisyen takibinde olup, obezite doktoru gözetiminde olmaları halinde de uygulanabilir. 

 Mide Balonu

 Mide balonu uygulaması esnasında yapılan endoskopi esnasında midede ülser gibi yara bulunalara, kan sulandırıcı kullananlara, mide ilacı kullanamayanlara yapılması önerilmez.

 Mide balonu taktıranlar fazla kilolarının yaklaşık % 20'sini verebilmektedirler. Bu aşamada motivasyon ve diyetisyen takibi önem kazanmaktadır.

 Mide balonu uygulaması endoskopi ile anestezi altında yapılmaktadır. Mide balonu uygulamsı tecrübeli ellerde yaklaşık 15- 20 dakika sürer. Bu süre zarfında mide kamera yardımıyla kontrol edilir ve mide balonu mideye yerleştirilir. Mide balonu ile zayıflayanlar bu dönemin genellikle kolay geçtiğini ifade etmekteler.

 Diyet, egzersiz ve mide balonuna rağmen kilo veremeyen aşırı kilolu kişilerde ise gündeme obezite cerrahisi geliyor.

Obezite Cerrahisi Tanı Kriterleri

 Vücut kitle indeksinin ≥ 40 olması, yada ideal kilodan 45 kilo ve daha fazlasının olması.

Vücut kitle indeksinin ≥ 35 olması ve ek olarak obezitenin yol açtığı şeker hastalığı, yüksek tansiyon, uyku apnesi,karaciğer yağlanması, kireçlenme, kolesterol yüksekliği, sindirim sistemi problemleri ve kalp hastalıkları gibi diğer hastalıkların bulunması.

Zayıflama yöntemlerinin belirli bir müddet uygulanmasına rağmen sağlıklı bir şekilde kilo verilememiş olması.

 

 "Son yıllarda tüp mide ameliyatı olanlar ve sonuçlar göz önünde bulundurularak şeker hastalarında vücut kitle indeksi30- 35 olalanlara da obezite cerrahisi önerilmeye başlanmıştır."

 Her hasta için tek bir reçete olmadığı gibi, zayıflamak için tek bir çözüm yolu yoktur. Kişiye özel çözümler başarı şansını artırır. Hangi yöntemin sizin için en uygun olacağına karar vermek için; diyetisyen, psikolog, obezite cerrahı ve plastik cerrahı bünyesinde bulunduran ekibimizle görüşmenizi öneririm.

  Obezite Cerrahisi Sonrası Estetik ve Plastik Cerrahi

 Obezite cerrahisi sonrası estetik kaygılar görülmeye devam edebiliyor. Özellikle aşırı obez olan ileri yaş bayanlarda mide küçültme ameliyatı sonrası sarkmalar görülebilmekte. Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar, bu oranın yaklaşık olarak %30 olduğunu ortaya koymuştur. Bu oranı daha da azaltmak erken önlem almak ile mümkün. Doktorunuzun ve diyetisyenizin takibinde obezite cerrahisi sonrası protein tozu kullanmanız önerilebilir. Kas kitlesini korumak hatta güçlendirmek için doktorunuz tarafından obezite cerrahisi sonrası spor yapmanız önerilecektir. Obezite cerrahisi sonrası egzersizlerle hem daha zinde bir görünüme kavuşmanız hem de bu ince görünümünüzü uzun süre korumanız mümkün.  

 Alınan bütün önlemlere rağmen mide küçültme sonrası sarkmaları olan hastalar için devreye plastik cerrahi giriyor. Obezite cerrahisi sonrası estetik ve plastik cerrahi müdahaleleri istenmeyen görünümü ortadan kaldırmakta gayet başarılı sonuçlar üretmekte.  Biz hastalarımıza öncelikle ameliyatsız çözümleri denemelerini öneriyoruz. Obezite cerrahisi adayı olup da ekip olarak ameliyat kararı verdiğimiz hastalarımızda ise mide küçültme ameliyatı sarkmalar için estetik cerrahi düşünürlerse bunu vücut şekillerinin belirginleştiği obezite cerrahisi sonrası 12- 18 aylık döneme saklamalarını öğütlemekteyiz.

 Obezite Cerrahisi Bir Ekip İşidir

 Obezite cerrahisi ekibimizin amacı; diyet ve egzersize rağmen zayıflayamayan aşırı kilolu hastalarda, güvenli obezite cerrahisi koşullarını temin eden hastanelerde ameliyat ederek zayıflama yolculuğuna başlatmaktır. Aşırı kilolularda zayıflama yolculuğu sıklıkla mide küçültme ameliyatı ile başlar fakat bu uzun bir yolculuktur. Obezite cerrahisi ekibimiz bu uzun yolculuğun her adımında yanınızda olarak size beslenme için diyet, duygu durumunuz için psikolog desteği sağlamaktır. Ekibimizde bulunan Estetik ve Plastik Cerrahımız ise size uzun dönem sonuçları için konsültasyon desteği vermekte. Amacımız uzun süre zinde, ince ve sağlıcakla kalmanız.